Sınırsız, Korkak Ve Mutsuz

21 Eylül 2021Derman AblaYorum Yok »

Derman abla, sizlere iki evlilik yapmış hayatının son dönemecinde olarak yazıyorum. 72 yaşındayım. Artık bu yaşta olunca çocukluğunuza kadar dönüp sorgulamaya başlıyorsunuz. İnsanın aklına neler neler geliyor, mesela 14 yaşındayken amcamın kızmasını ve hissettiğim kırgınlığı saatlerce anlatabilirim. Hal böyle olunca sizlere evladım aracılığıyla yazıyorum. Buradan gençlere yaptığım yanlışları söyleme gereği hissediyorum. 38 yaşında ilk evliliğimi yaptım. Allah öyle diledi ama çok seçici olmak bana değişmez huylar getirdi. Karşılıklı anlaşmazlık yaşadık. 1 yıldan az sürdü, boşandık. Lakin çok sancılı boşanma oldu. 1 evladım oldu. Ayrı hayatları paylaştık. Yanıma yıllar sonra geldi evladım. 11-12 yıl sonra gelince ne kadar da evladınız olsa iletişim kuramadık. Psikolojik destek almalıydık profesyonelce, bu konuda pişmanım. Çocuğum annesinden bana dolu olarak gönderildiği için ‘Senin beyninde bana duvarlar örülmüş’ diyordum. Lakin o duvarları yıkmak için de hiçbir şey yapmadım, aynı serzenişte bulunmaya devam ettim. Çünkü kafamda tekrar evlilik düşüncesi vardı. Bu düşünce benim tüm yaşantımı etkiledi. Bu arada annem de yanımda yaşıyordu, artık iki arkadaş gibi olmuştuk. Düşünün doğduğumdan beri 7-8 ay ayrı kaldık o da evlilik süresi, 52 yaşına kadar hep birlikte idik.

Ne oldu diye soracak olursanız; ikinci evliliğimde anam, evladım, karım ve ben. Tabi yine dengeyi kuramadım. Eşim evde yeni düzen kurmaya çalışıyor. Engel olunuyor. Her gün evde huzursuzluk. Tansiyon hep yüksek. İşten çıkınca eve gitmek zulüm. Çocuğumla karım iyi geçiniyordu. Annem çoğu zaman otoritesini hissettiyordu. Peki ya erkek otoritesi?! Maalesef üzülüyorum ve pişmanlık içindeyim bunları yazarken, evde erkek yoksunluğu vardı çoğunlukla ve söz bende değildi. Kadınlar arasında git gel yaşadım yıllarca. Eşime psikolojik destek aldırdım, ama olmadı. Tedavide yol katedemedik. Annemin sürekli hastane durumları oluyordu. Evimizde yatalak konumda oldu yıllarca. Bu arada bir evladım daha oldu. Evladıma bakınca, seviniyordum yanımda doğdu diye. İlk evladım aklıma geliyordu, üzülüyordum. Onu göremedim ona yeteri kadar sevgi ve ilgi veremedim diye. Çok zor bir nefis muhasebesi ifade etmesi hakikaten güç. Kısaca aklı selim davranamadım. İki evliliğimde de mutlu olamadım. Hayatımı boş hayallere verdim. Ağzım çok bedduaya kaydı. İçim yandı. İbadetlerim şaştı. İnsanın nefsinin sunduğu bahaneler ile yaşıyorum. Hani olur ya insanın iç huzuru, dinginliği onu hiç yaşayamadım desem tam ifade etmiş olurum sanki. Bu vakitten sonra birçok şey değişmeyecek biliyorum lakin okuyanlara ibret olsun diye yazmak istedim. Selametle.

Rumuz: korkak mutsuz

Değerli okurumuz, yaşadığınız vicdan yükü, sizi belli bir yaşta olmanıza bakmadan kalbinize yüklenmeye devam ediyor olması tahminimizden de ağır sanırım. Rabbim kolaylık versin. İnsanın gençken yaptıklarının ağırlığı en güçsüz zamanında ruhuna ve kalbine yükleniyor olması kaldıramayacağı, hatta altında ezileceği bir hale gelmesi zorun zoru, asla kolay değil. Yaşadığınız tüm bu süreçte, en başından bugüne, hatta şu anınıza kadar ki sıkıntıların altında yatan yegane duygu sınır eksikliği. İnsanoğlunun unuttuğu en mühim duygu öncelikle Hakka karşı olan kulluğu, sorumlulukları ve had sınırları bunları yapmaktan aciz, gafil olan birinin hayatının her bölümündeki muhattabiyetinde sınır zorluğu yaşaması kaçınılmaz. Sınırlar; kişileri öncelikle kendini tanıma ve sorumluluk bilinci kısmında eğitir. Vazgeçilmez bir öğretidir. Farkı farkediyor olmak zararın neresinden dönersen kârdır. Sözünü devreye sokar. Değişim, dönüşüm ve gelişim tüm bu yaşadığınız acıları inanın hafifletecektir.
Allah kolaylık versin.

Selamlar

Derman Abla

(Visited 42 times, 1 visits today)
Okunma Sayısı : 361

Yorum yapın

Şimdiki Aklım Olsaydı

Karıma Yaptığımın Aynısını Kendim Buldum

Kimsenin yaptığı yanına kâr kalmazmış derlerdi. İşte ben bunu bizzat yaşayanlardan biriyim. Bir kez daha anlıyorum ki zulmedenin yanına kalmadığı gibi Allah c.c. insana ne için, neden bunları yaşıyorumun cevabı ...
Devamını Oku

Ne Okusak

Şefik Can Hatıralar – Hayat Nur Artıran

Şefik Can Hatıralar Kitap Açıklaması Kıymetli şahsiyetini bu hayâl âleminde daima gölge bir varlık olarak tanımlayan Şefik Can; miladi takvime göre doksan altı, hicri takvime göre doksan dokuz yaşına kadar aşk ...
Devamını Oku

Ne İzlesek

MyMecra ve Prof. Dr. Sinan Canan

Prof. Dr. Sinan Canan'ın MyMecra Youtube kanalıyla yaptığı programı siz Zarif Hanımlara tavsiye ediyoruz. İyi seyirler https://youtu.be/kEzawTe5ycc
Devamını Oku