Tesettüre Duyulan Nefret

01 Kasım 2021Güncel Bilgi, Haberler, Nagehan İpekYorum Yok »

Güncel haberleri takip edenler, bir öğretmenin öğrencilerine örtünmenin nefretini içinde nasıl büyütüp biriktirdiyse onun gün yüzüne saygısızca çıkışını görmüşlerdir.

Nasıl büyük bir nefret yükü taşıdıklarını ve bu ağır yükün önce kendi bedenlerine zarar ve maraz getirdiğini idrak edemeyecek kadar akıl tutulması içinde olduklarını görmek üzücü. Bir türlü aşamıyor, medeniyet çizgisiyle ilerleyemiyor, karşılıklı haklara ve özgürlüklere saygı gösteremiyor olmak tam bir yoksunluk göstergesi.

Yerdiğin yerden yerilmeye, aynı muameleye maruz kalmaya mecbur olma döngüsünü hala bilmiyor olmak da ayrıca bir acziyet tabi.
Pırıl pırıl kalplere ve beyinlere nefret, kin tohumları ekenlerin gün gelip bedel fidanları toplamanın canlarını nasıl acıtıp vicdan seslerine dur diyememenin çaresizliği içinde olacaklarını göremiyor olmak hakikaten şaşırtıcı.

Kim nefret ve kinden ruhunu besliyor ise sonu muhakkak hastalıklı bir ruha sahip olmak ile ödüllendirilir.

Tabii bu ödül onun için acı bir sonu hazırlar.
Rabbim korusun bize merhamet etsin. Peygamberimizin duası nasıl yerini buluyor.
“Ey Rabbim! Kalbime hidâyet eyle, dilimi doğru kıl, göğsümdeki hile ve kin duygusunu gider.” diye duâ ve niyâzda bulunmuştur. (Ebû Dâvûd, Vitr, 25; Tirmizî, Deavât, 102)

Psikolojik olarak mevzuyu ele aldığımızda uzmanlar kin ve nefret duygusu ile ilgili olarak şöyle diyorlar:

Kişiye duyulan nefret duygusu haklı olsa da, nefret eden kişide yük oluşturur ve rahatsız hissettirir. Nefret, kişinin yaşamda harekete geçmesini engeller.

Bireyin içinde nefret duygusu olduğu zaman kendini ve diğer insanları sevemez hale gelir. Zaman geçtikçe sıkıntıyı daha çok ve derin yaşamaya başlar. Birey birisinden nefret ettiğinde, karşıdaki kişi değişmez ama nefret eden kişi gittikçe yıpranır, içinde iyi duygulara yer kalmaz.

Kişi nefret ettiği insanları dışlama eğilimindedir. Dışladığı kişiye karşı da empati kurması zorlaşır, karşı tarafı anlayamaz hale gelir.

Nefret başka bireylere yöneltilir, eğer yöneltilmezse birey kendinden nefret etme sürecine girer. Bu yüzden nefret duygularıyla yüzleşmek çok önemlidir. Nefret duygusuyla yüzleşildiğinde sevgiye ve özgürlüğe ulaşılır.
Kişi kendini yeterli ve güvenli hissetmeye başladığında, başkalarından da daha az nefret etmeye başlar.

Diğer insanların özgürlüğüne saygı duymak, empatik yaklaşım, onları yargılamadan önce kendini onun yerine koyma ve önyargısız dinleyebilme gibi davranışlar sayesinde nefret duyguları azaltılabilir.

Hipnoterapi ile bireyin çocukluğunda ya da sonraki yaşantısında nefret duygusuna sebep olan olaylar ortaya çıkarılarak yüzleştirilir, anlamlandırılır, çözümlenir ve duyarsızlaşma sağlanır. Herhangi bir olay bulunmuyorsa telkinlerle devam edilir.

Bir hadîslerinde de Hz. Muhammed (s.a.v.) kin ve hasedin insanın dinî hayatını nasıl tahrip ettiğini şu çarpıcı üslubuyla beyan etmiştir:
“Size geçmiş milletlerin haset ve kin hastalığı sirâyet etti. Bunlar kazıyıcıdır. Bilesiniz; kazıyıcı derken saçı kazırlar demiyorum. Dini kazıyıcıdırlar. Nefsimi kudret elinde tutan Zât’ı Zülcelâl’e yemin ederim ki, sizler îmân etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de îmân etmiş olamazsınız. Birbirinizi sevmeye yardımcı olacak şeyi haber vereyim mi: Aranızda selâmı yayınız.” (Tirmizî, Kıyâme, 57)

Hadis-i şerîfin işaret ettiği üzere fertleri birbirine karşı sevgisiz, düşmanlık hissi besleyen, kin ve nefret duygularıyla dolu olan bir toplumda öncelikle dinî duygular yara almış demektir. Halkımızın dilinde de bu hakikat “Hiçbir zaman din ile kin bir arada bulunmaz.” ifadesiyle dile getirilmiştir. Dinî duyguların zayıfladığı bir toplumda ise ahlaklı, sağlam karakterli, birbirine saygılı insanların sayısı da oldukça azdır. İşte bundan dolayı kin, yüce dinimiz tarafından kötü görülmüş, kınanmış ve yasaklanmış, Müslüman kalbinin bu kötü hasletten arınması gerektiği üzerinde durulmuştur.

Sözün özü bu kadar kin ve nefret bünyenize zarar yaratılış özelliğinize aykırı şeytanın ve nefsin tuzakları ile hüsran içinde olmayınız.

 

Nagehan İpek

(Visited 54 times, 1 visits today)
Okunma Sayısı : 219

Yorum yapın

Şimdiki Aklım Olsaydı

Karıma Yaptığımın Aynısını Kendim Buldum

Kimsenin yaptığı yanına kâr kalmazmış derlerdi. İşte ben bunu bizzat yaşayanlardan biriyim. Bir kez daha anlıyorum ki zulmedenin yanına kalmadığı gibi Allah c.c. insana ne için, neden bunları yaşıyorumun cevabı ...
Devamını Oku

Ne Okusak

Şefik Can Hatıralar – Hayat Nur Artıran

Şefik Can Hatıralar Kitap Açıklaması Kıymetli şahsiyetini bu hayâl âleminde daima gölge bir varlık olarak tanımlayan Şefik Can; miladi takvime göre doksan altı, hicri takvime göre doksan dokuz yaşına kadar aşk ...
Devamını Oku

Ne İzlesek

MyMecra ve Prof. Dr. Sinan Canan

Prof. Dr. Sinan Canan'ın MyMecra Youtube kanalıyla yaptığı programı siz Zarif Hanımlara tavsiye ediyoruz. İyi seyirler https://youtu.be/kEzawTe5ycc
Devamını Oku