Yöneticilerin Anneleri

19 Ocak 2021Anne Dediğin, Gülben DevelierYorum Yok »

Son zamanlarda dikkatimi çeken bir konuyu siz kıymetli okuyucularımız ile paylaşmak istedim.

Şöyle ki; karekteriyle değil de kaşesiyle toplumda yer edinmeye çalışanlar.

Buna örnek verecek olursak şu ve benzeri sözlerle “Şirket sorumlusuyum veya şu firmada yöneticiyim.” diyenler.

Kulağa nasıl da hoş geliyor.

Bugünlerde moda sanırım bu ve benzeri söylemler demek istiyorum lakin bu yıllar önce de vardı, bundan sonra da olacak diye düşünüyorum.

“Benim oğlum, evladım şurada yönetici, burada CEO vs.” gibi sıfatlar yüklüyoruz.

Nefsimize paye veren mutlu eden söylemler bunlar.

Peki hiç şöyle bakabildik mi mevzuya, kendi yöneticimizi yani Rabbimizi unutturan söylemler olmasın tüm bunlar.

Çok hoşuma giden bir atasözü vardır “Sormadan söylemek hamlık göstergesidir.” diye.

Peki soruyorum kendimize, toplum içinde kaşen ile var olmaya çalışırken gerçekte neyin yöneticisiyiz?

Evlerimizin içinde şu günlerde kendi işlerimizi bile organize edemeyen, yetiştiremeyen aciz anneler olma ihtimalimiz sanki daha yüksek gibi.

Toplum içinde caka satarken esas kısmı pas geçiyor olmayalım.

Ne dersiniz en mühim olanı karakter gelişimi değil mi arkadaşlar?

Kendi gelişimimizi tamamlayıp evlatlarımıza yönelmenin vakti geldi de geçiyor sanki sizce?

Şapkayı önümüze alıp düşünmenin zamanı çoktan geldi de geçiyor bile.

En güzel öğrenme yöntemi olan taklittir.

Hatırlayalım, okulda öğretmenimiz bize nasıl düşündüğünü anlatır mantığını ifade ederdi soruların.

Bizler de onlar gibi düşünmeyi taklit ederdik.

Uzmanlar, çocuklardaki akademik başarının evde öz bakım veren (anne/bakıcı) kişinin ev işlerini organize edebilme becerisine bağlamışlar.

Çünkü bakım veren kişinin düzenini kopyalar çocuk.

Buradan hareketle düşünelim; bizler kendi ev işi, düzen, evdeki huzur, güven, gelişim sürecindeki huzurlu havayı ne kadar istikrarlı ve dengeli götürüyoruz?

Düşünelim kış günlerindeyiz.

İstikrarlı yağış istiyoruz.

Çünkü su kıtlığı kapıda.

Yaz günlerinde istikrarlı güneş ve yüksek sıcaklık olmalı.

Meyve olgunlaşsın diye.

Peki bizler evlatlarımızın güzel yetişmesi için (kendini idame ettirebilen, bağımsız bireyler olması için) evdeki dengeli ve istikrarlı iklimi ne kadar sağlayabiliyoruz?

Eşler arasını bozmaya değmeyecek meseleri çocukların önünde günlerce sürdürüyoruz!!

Kendini yönetemeyen bir birey yakın gelecekte bir şirketi nasıl idare edebilsin?!

Ya da kendini yönetemeyen bağımlı birey işleri nasıl yönetsin?

Evet anneler, yine mi biz diye duyar gibiyim.

Burada bizim hayalimiz büyük, elbet bedeli var.

Evlatlarımız bize hesap sormadan, Rabbimiz bize hesap sormadan biz kendimizi hesaba çekmeliyiz.

Bu devran böyle gitmez.

Büyüklerimiz der ki “Çünkü ahlak, uzun ve itinalı bir eğitime muhtaçtır. Nazlı nadide çiçek gibi bakım ister, özen ister, hassasiyet gerektirir.” Vesselam.

 

Gülben Develier

 

Görsel: https://www.freepik.com/free-vector/powerful-concept-illustration_7441045.htm

(Visited 113 times, 1 visits today)
Okunma Sayısı : 582

Yorum yapın

Şimdiki Aklım Olsaydı

Karıma Yaptığımın Aynısını Kendim Buldum

Kimsenin yaptığı yanına kâr kalmazmış derlerdi. İşte ben bunu bizzat yaşayanlardan biriyim. Bir kez daha anlıyorum ki zulmedenin yanına kalmadığı gibi Allah c.c. insana ne için, neden bunları yaşıyorumun cevabı ...
Devamını Oku

Ne Okusak

Şefik Can Hatıralar – Hayat Nur Artıran

Şefik Can Hatıralar Kitap Açıklaması Kıymetli şahsiyetini bu hayâl âleminde daima gölge bir varlık olarak tanımlayan Şefik Can; miladi takvime göre doksan altı, hicri takvime göre doksan dokuz yaşına kadar aşk ...
Devamını Oku

Ne İzlesek

MyMecra ve Prof. Dr. Sinan Canan

Prof. Dr. Sinan Canan'ın MyMecra Youtube kanalıyla yaptığı programı siz Zarif Hanımlara tavsiye ediyoruz. İyi seyirler https://youtu.be/kEzawTe5ycc
Devamını Oku