İçimizde Ki Yoksulluk

04 Ekim 2021Dinimi Yaşıyorum, Haberler, Konuk YazarlarYorum Yok »

İçimizde ki Derviş, yalnız bir çınar ağacı kadar sonsuzluğa, Rahmet kapılarının açılmasını murad eden saf duygularla ışığın asıl kaynağına ulaşmak isteyen, her duygunun dibini görmüş ancak bir türlü yetinememiş biçare Dervişler.. Hep bir arayış, Seyyah hükmünde son nefesine kadar gönlünde ki boşlukları doldurmanın peşinde.

Bütün kainat Lisan-ı haliyle Allah azze ve cellenin tecellisini yansıtırken, şu perişan, âvâre, hamisiz dünya da gönüller bitap düşerek gaflette. Neydi bu yolculuğun amacı? Biz neden gelmiştik dâr-ı dünyaya?  Oysa herşeyimiz vardı istemediğimiz kadar yemek, bütün günümüzü uyuyarak heba ettiğimiz saatlerimiz, mal, mülk, sahibi gibi davrandığımız evlatlarımız, taparcasına sevdiğimiz eşlerimiz, sosyal medyada hayranlıkla sergilediğimiz evlerimiz, eşyalarımız… Evet, ne istersek sahiptik. Yalnız içimizde bir boşluk, karanlıklar içinde yolunu kaybeden, bu dünyanın mâliki olduğunu sanan, omuzlarımıza her gün yeni yükler yükleyerek ego savaşlarında boğulduğumuz, hep daha fazlasını isteyen nefsimiz biz insanoğlunu ele geçirmişti. Lakin biz bu dünya için yaratılmamıştık. Ebedî bir aleme ait olan bu aciz ruhumuz elbette dâr-ı dünyanın sunduğu hediyelere kanmayacaktı. Sahip olduğunun hep daha fazlasını isteyecekti. Gözle görünmeyen bir virüsün bile ölümle burun buruna getirebilecek kadar çaresiz, zavallı insanoğlu, dünyanın sultânı da olsa neye yarar?

Velhasıl bu geçici dünya hayatı seni tatmin etmeye yetmez kardeşim! Gördüğün güzelliklerin, tattığın lezzetlerin bir sonu var. Bu son dünya için bitiş, ahiret için başlangıç bütün mâhlukatların ziyafet sofrasının başladığı sonsuz bir âlem. Sen kendini idare edemezsin öyle bir yükün altına girip kambur kalmak yerine mülkün asıl sahibine Cenabı Hakka bırak.. Kâdir-i zülcelalin yönettiği gemide kaybolmazsın, sürüklenmezsin.

İçimizde ki yoksulluğun, gönlümüzde ki sızının reçetesi beşeriyetle değil Yaratıcımız, Halikımız, Allah-u Tealanın sevgisine nail olabilmekte.. fıtratımızın en büyük derecesi olan Muhâbbetullah’a erişebilmekte.

“Mevla görelim neyler neylerse güzel eyler”, “Pencerelerden seyret içlerine girme” diyerek bizi yaratan asıl sahimize sırtımızı dayayarak büyük bir teslimiyetle huzura kavuşan kullardan olabilmek ümidiyle vesselam.

 

Hilal Üner

(Visited 14 times, 1 visits today)
Okunma Sayısı : 87

Yorum yapın

Şimdiki Aklım Olsaydı

Geçmiş Anın Tadını Kaçırmasın

Yaşadıklarımızın bizde bıraktığı izler vardır ve geçmişte yaşadıklarımızın bugünümüzü şekillendirme de etkili olduğu da söylenebilir. Neticede tecrübe edindikçe bakış açımız, olayları yorumlamalarımız ve yaklaşımlarımız değişir. Ama bir de geçmişin bir ...
Devamını Oku

Ne Okusak

Kulak Aşık Olmuş Gözden Evvel – Sema Maraşlı

Demişlerdir gelenler bizden evvel : "Kulak aşık olurmuş bizden evvel …" Hayatın içinden kasın-erkek ilişkilerini akıcı bir üslupla kaleme alan ve okuyuculara pratik çözüm yolları sunan Sema Maraşlı’nın bu eseri de evlilik hayatında mutlu ...
Devamını Oku

Ne İzlesek

MyMecra ve Prof. Dr. Sinan Canan

Prof. Dr. Sinan Canan'ın MyMecra Youtube kanalıyla yaptığı programı siz Zarif Hanımlara tavsiye ediyoruz. İyi seyirler https://youtu.be/kEzawTe5ycc
Devamını Oku