Arkadaşlık Çekici Ve Sinsidir

06 Ocak 2021Gençlik Başımda Duman, Haberler, Nagehan İpekYorum Yok »

“İyi arkadaşla kötü arkadaş misk taşıyan ile körük çekene benzerler. Misk taşıyan ya sana verir yahut ondan satın alırsın, yahut da ondan sana güzel kokular gelir. Körük çeken ise ya elbiseni yakar, yahutta ondan kötü kokular gelir.” (Hadisi Şerif)
Günümüzde Peygamber efendimizin mübarek sözlerinin her dönem olduğu gibi yolumuzu aydınlatması ve açması nasıl büyük bir kolaylık.
Hadisi Şerif de arkadaşlığı o kadar net ifade ediyor ki kıymetli Resulüm. Seçimlerimiz hayat akışımızı belirliyor. Ya seçtiğimiz arkadaşımız, güzel ahlakı ile bizi de misk kokulu çemberine dahil eder ya da girdabına dahil edip mahvımıza sebep olur.
Gündemi yakından takip edenler iyi bilir. İzlediğimiz arkadaş kurbanlarının sonu hep hüsran. Kayıp giden hayatlar, parlak geleceği kararan gençler, aileleri bekleyen hazin sonlu bir gelecek. Tüm yaşanan bu olayların öznesinde seçimler ve ilmi eğitim yoksunluğu gelip yerini buluyor. Kötü arkadaş seçimi, onun bir anlık uçucu büyüsü, hatalarına kör bir göz ve tahmin edilen bir son.

Hakikaten çok zor bir süreç, ilmi eğitimden mahsun yetişen gençlerimizin, doğru ve yanlışın ayırdına varamadan hazin bir sona varışları aileleri perişan ediyor. Toplumun temel taşları olan gençlerimizin bu ve benzeri zarar veren davranışları kitleleri etkisi altına alıyor.

Yitip giden hayatlar, sayısız haberler, ya toprakta ya da hapiste son bulan gencecik bedenler. Tüm bunlar aslında ibret için yeter de artar diye düşünürken, gençlerin bakışı umursamaz ve ciddiyetten uzak.

Üzücü, gerçekten çok iç yakıcı. Başına buyruk hareketleri, düşünmeden yaptıkları, hayatı akışına doğru kontrolsüz yaşayışları ve bedellere çıkarılan davetiyeler. Sonrasında mı? Ahlar vahlar pişmanlıklar, dönüşü olmayan yollar, belki de ölümle biten bir son.

Kötü arkadaş olmaktan ve kötü arkadaş edinmekten gençlerimizi nasıl koruyabiliriz? Zira toplumun bozulmasında bu durum daha da bir önem arz ediyor. Biliyoruz ki gençlere “Bak oğlum/bak kızım arkadaşlarını beğenmiyorum ve çok üzülüyorum. Böyle giderse çok zarar göreceksin. Gözünü seveyim bırak şu vasıfsız arkadaşlarını. Artık mesafe koymalısın.” diyerek haykırsak bile, yine bildikleri gibi umarsızca ilişkilerine devam edecekler.

Peki ne yapmalı? Nasıl davranmalı? Hem evimizin huzuru hem toplumun huzuru ve akıbeti için nereden nasıl başlamalı?

Tabi ki her aile değişime kendi gelişimi ile başlamalı, İslami eğitim ailede başlıyor. Geleceğimiz olan bu değerlere ebeveynler olarak daha bilinçli ve özenli olmakta yarar var. Öncelikle söz ve öğüt ile verilen ilimden çok hal ilminin etkinliği tartışılmaz. Özellikle de gençlere. Eğer evladımıza arkadaşları ile ilgili eleştiri getiriyor, diğer yandan da kendi arkadaşlıklarımızdan darbe alıyorsak, bizim ahkam kesen sözlerimiz hiçbir önem arz etmeyecektir.

Bizler kendi arkadaşlıklarımızı yeniden gözden geçirip varsa sıkıntılı ilişkilerimizi genç evlatlarımızı da buna dahil ederek onların da görüş ve önerilerini alıp, şu mesajı verelim lütfen: Hangi yaşta olursak olalım, arkadaşlarımız ile olan ilişkimizi gözden geçirip hayatımıza olan olumlu ya da olumsuz etkilerini test edilmesi gerektiğini, “Bu ilişki kalbe yük mü, yoksa kalbe şifa mı?” sorularının ilişkide belli aralıklarla sorulmasının doğruluğunun önemini vurgulayalım.

Unutmayalım ki, hangi yaşta olursak olalım büyüklerin deyimiyle “Arkadaş arkadaşın hem rahmanı, hem şeytanıdır.” Bu tuzak her daim pusudadır. “Belli yaştayım hata yapmam, belli olgunluktayım, ben büyüğüm senin yaşın kadar yaşanmışlıklarım var, senin gittiğin yoldan dönüyorum.” gibi gencin gözünde işe yaramayan sözler ile bir yaklaşım, üst perdeden ahkam kesmek, sadece kendi egomuzu besleyip bize ciddi vakit kaybettirecektir.

“Ailen olarak biz de insanız. Hatayı her yaşta, belli bilgi seviyesinde olsak dahi yapma eğiliminde olabiliriz. Özellikle arkadaşlarımız ile iletişim ve ilişkilerimizde ilk tanıştığımız görüş ve güveni sonrasında taşımıyor olabiliriz. İlk tanıdığımız gibi biri çıkmayabilir. Burada önemli olan zararı farketmek, yediğimiz darbeleri görmezden değil görür olup sınır koymayı idrak ve cesarette olmak lazım.” diyerek önce kendi acziyetimizi de gence hissettirmek gerekiyor. Ona sınırlarını çizmesini söyleyip kendi sınırlarımızı çizerken yaşadığımız zorlukları, endişeleri, güven problemlerini, “Kızar mı, üzülür mü, bir daha benimle konuşmaz mı?” gibi duygu karmaşalarımızdan muhakkak söz etmeliyiz. Ültimatom verip onu uygulamasını beklemek hayal olacaktır.

Verim ve sonuç almak istiyorsak daha gerçekçi olasılıklardan söz edip harekete geçtiğimize de şahit olmalı evladımız. Aile büyüğü olarak yol gösterici olduğumuzu düşünüyorsak doğru yolu bulana kadar ne kadar çok yanlışa dalıp, düşe kalka doğru yolu bulduğumuzu samimi bir şekilde ifade edip rehberlik yapabiliriz. İnanın gencin gözünde dikkatinden uzakta olan yerinizden kalkıp, daha yakınına, umursadığı ve kulak verdiği kısma geçmiş olacaksınız. Evladımıza yanında olduğumuzu, her ne hata yaparsa yapsın yanlışını paylaşarak birlikte farkındalık gösterip, neyse iyisi birlikte çözebileceğimizi, arkasında karlı dağ olduğumuzu hissettirmek kalbine güven tohumu ekecektir. Bu güven yanlışın da ısrarını engelleyecek, bu güven kötü arkadaşta ısrarına mani olucaktır.

Şunu da çok iyi biliyoruz ki kiminle daha çok mesai harcıyorsak onun boyasına boyanmak kaçınılmaz bir son. Mesaimizi ve vaktimizi harcadığımız insanlara bir daha gözden geçirip sonrasında evlatlarımızın mesai ve yol arkadaşlarına göz atmamız gerekiyor. Vesselam.

 

Nagehan İpek

(Visited 100 times, 1 visits today)
Okunma Sayısı : 376

Yorum yapın

Şimdiki Aklım Olsaydı

Geçmiş Anın Tadını Kaçırmasın

Yaşadıklarımızın bizde bıraktığı izler vardır ve geçmişte yaşadıklarımızın bugünümüzü şekillendirme de etkili olduğu da söylenebilir. Neticede tecrübe edindikçe bakış açımız, olayları yorumlamalarımız ve yaklaşımlarımız değişir. Ama bir de geçmişin bir ...
Devamını Oku

Ne Okusak

Kulak Aşık Olmuş Gözden Evvel – Sema Maraşlı

Demişlerdir gelenler bizden evvel : "Kulak aşık olurmuş bizden evvel …" Hayatın içinden kasın-erkek ilişkilerini akıcı bir üslupla kaleme alan ve okuyuculara pratik çözüm yolları sunan Sema Maraşlı’nın bu eseri de evlilik hayatında mutlu ...
Devamını Oku

Ne İzlesek

MyMecra ve Prof. Dr. Sinan Canan

Prof. Dr. Sinan Canan'ın MyMecra Youtube kanalıyla yaptığı programı siz Zarif Hanımlara tavsiye ediyoruz. İyi seyirler https://youtu.be/kEzawTe5ycc
Devamını Oku