Annelik Hüznü ve Lohusa Depresyonu

17 Haziran 2021Anne Dediğin, HaberlerYorum Yok »

Lohusa depresyonu hemen hemen hepimizin mutlaka duyduğu bir tabir. Kısaca tanımlamak gerekirse annelerin doğum sonrası yaşadığı ruhsal çöküntü hali denebilir. Her yedi anneden biri bu durumu yaşıyormuş, bu kadar sık yaşandığı halde bu denli göz ardı edilmesine şaşırdım. Annelik hüznü için ise daha kısa süreli ve kolay toparlanabilir bir ruhsal değişim hali diyebiliriz.

Annelik hüznü aileye yeni birinin katılması, sorumlulukların artması, ani değişen hormon seviyeleri ve fiziksel değişimler sebebiyle tüm annelerin yaşadığı doğumu takip eden ilk günlerde ortaya çıkan mutsuzluk hali. Genelde bu hal birkaç gün ya da bir hafta içinde normale dönerken destek görmeyen annelerde maalesef durum lohusa depresyonu halini alıyor.

Doğum ile birlikte dokuz aylık süreçte yavaş yavaş yükselen hormon seviyelerinin ani olarak düşüşü, dokuz ayda değişen vücudun bir saat içinde bambaşka bir hale dönmesi, alınan kilolar, minik bir canın sorumluluğunu almak, uykusuzluk, emzirme ile oluşan ani enerji kaybı gibi faktörler annenin ruh halini ciddi etkiliyor. Anne bu halde iken ona destek olan bir eş diğer aile fertleri ve arkadaş desteği ile bu durum kısa sürede normale dönüyor. Destek gören anne bu süreci ve değişimleri tüm annelerin yaşadığının farkında olduğundan zaman içinde herşeyin eski haline döneceğini, dönmese bile evladına kavuşmanın mutluluğunun tüm bunlara değdiğini bilir.
Bu süreçte eşinden destek görmeyen, fiziksel olarak eleştiriye maruz kalan, çevresi tarafından bebeğin gelişimi ve bakımı hakkında sürekli sorgulanan, maddi sıkıntıları olan, gebeliğin de fiziksel ve ruhsal sorunlar yaşayan, daha önce depresyon yaşamış, ailesinde depresyon öyküsü olan ve sağlık sorunları ile doğan, ekstra bakıma ihtiyacı olan bebek anneleri lohusa depresyonu ile baş etmeye çalışıyor.

Depresyonun ilk belirtileri ağlama krizleri, ani ruh hali değişiklikleri ve çevreye karşı ilgisizlik olarak kendini gösteriyor. Devamında değersizlik ve yetersizlik duygusu, günlük işleri yapamamak, bitkinlik, bebekle bağ kurma problemleri, kendine ve bebeğe zarar verme isteği, intihar eğilimi olarak kendini gösteriyor. Bazı durumlarda anne kendi halini farkedemiyor. Bu durumda çevrekilerin bu belirtilerden bir ya da birkaçını farkettiğinde anne ile konuşup uygun tedavi için bir sağlık kuruluşundan yardım almasını sağlaması gerekir.

Gebeliğin başından doğuma kadar olduğu gibi doğum sonrasında da en önemli şey eş desteği. Her ne kadar beslenme ve bakım konusunda bebeğin sorumluluğunun büyük bir kısmı annede olsa da bazen yarım saat babanın bebek ile ilgilenmesi hem annenin ruh hali, hem bebek ve babanın ilişkisi açısından çok önemli. Anne fiziksel ve ruhsal olarak ne kadar iyi olursa bebek de o kadar iyi olacaktır. Her anınızda desteğini esirgemeyen hayırlı eş duası ve haftaya görüşmek ümidiyle…

 

Zarif Hanımlar

(Visited 61 times, 1 visits today)
Okunma Sayısı : 244

Yorum yapın

Şimdiki Aklım Olsaydı

Geçmiş Anın Tadını Kaçırmasın

Yaşadıklarımızın bizde bıraktığı izler vardır ve geçmişte yaşadıklarımızın bugünümüzü şekillendirme de etkili olduğu da söylenebilir. Neticede tecrübe edindikçe bakış açımız, olayları yorumlamalarımız ve yaklaşımlarımız değişir. Ama bir de geçmişin bir ...
Devamını Oku

Ne Okusak

Kulak Aşık Olmuş Gözden Evvel – Sema Maraşlı

Demişlerdir gelenler bizden evvel : "Kulak aşık olurmuş bizden evvel …" Hayatın içinden kasın-erkek ilişkilerini akıcı bir üslupla kaleme alan ve okuyuculara pratik çözüm yolları sunan Sema Maraşlı’nın bu eseri de evlilik hayatında mutlu ...
Devamını Oku

Ne İzlesek

MyMecra ve Prof. Dr. Sinan Canan

Prof. Dr. Sinan Canan'ın MyMecra Youtube kanalıyla yaptığı programı siz Zarif Hanımlara tavsiye ediyoruz. İyi seyirler https://youtu.be/kEzawTe5ycc
Devamını Oku