Hoş Geldine Hoş Buldum Der Mi Acaba?

29 Ekim 2020Dinimi Yaşıyorum, Nagehan İpekYorum Yok »

Alemlere, gönüllere rahmet Efendimizin doğum gününü, Mevlid kandilini sevinç ve neşeyle idrak ederken,

Hoş geldin gönlüme, sefa getirdin hayatıma sevinci ve huzuruyla bir an bir acı sızıyla kalakalmak. “Ya Efendim, gönlümü hoş bulmadıysa, hayatıma buyur ederken memnun olmadığı davranışlarıma şahitlik ederse?” diye hiç aklımıza geldi mi? Böyle bir nefis muhasebesi davetten önce gerekmez miydi? Nasıl ki evimize misafir çağırmadan önce dip bucak temizliyorsak, belki bu oda hatta şu odayada girilebilir, düşüncesiyle evin her kısmına girişiyor ve temiz pak edip tüm kirlerden arındırıyorsak, “Hoş geldin alemlere rahmet Efendim!” diyebilmek için onun da hoş bulacağı hazırlığı yapmak gerekmez miydi?

Nefislere suç üstü yapıp, dünyayı gözleyen o gözleri artık kalplere yönlendirme zamanı gelmemiş miydi?

Karşımıza çıkacaklara ne kadar hazırlıklıyız acaba?

Yoksa görmezden gelip arındırma yapmadan mı buyur ettik?

Gönüllere sürur, kalplere huzur efendimizi nerede ağırladık sizce?

Günahlardan kararmış, ümmetini kırmaktan hiç çekinmemiş, kalplere dokunuyorum diye kendi nefsine dokunup hoş etmiş, kibri dünyalara sığmayacak seviyeye ulaşmış bir kalpte mi yoksa?

Orada gerçekten yer kaldı mı ki? Aydınlıktan bir köşe var mı ki orada ağırlamaya çalıştık Hz. Muhammed s.a.v. Efendimizi?

Halimiz gerçekten çok can yakıcı.

Aklımızda deli sorular, ciddi çıkmazlar, suç üstündeki gördüklerimizin utancıyla mahcubiyetin son derecesi.

Hey hat durumlar içler acısı. Bir umut kalbimizdeki derinliklere giderken o da nesi? Gıybetten kaskatı kesilmiş bir gönül, fitneliğin adını vicdanı rahatlatan anlamsız süslü cümleler.

Ahhh ahh gafil halimiz. Durup düşünürken bir an; “Allah’ım bu benim kalbim olamaz” diye fısıldayıp gayri ihtiyari ellerinizi yüzünüze mi kapattınız? Ve görmeye mecaliniz kalmadığı halde girdiğiniz yerden bir türlü çıkamıyor musunuz?

Yüzleşmeye devam ederken bu utanç bir türlü bitmiyor değil mi? Çünkü o kadar uzun zamandır bakmaya zahmet etmemişiz ki ve o kadar umursamaz olmuşuz ki.

Dahası var mı diye korkarak baktığımızda, planlar, kurgular, hinlikte bir kademe daha ilerlemeler, haset düşünceler yüzümüze gözümüze uçuşurken, çaresizlik tüm benliğimizi kaplıyor. Hüzün tüm bedenimize inanılmaz bir hücuma geçiyor. Bir yandan derin bir acı, diğer yandan utanç verici tüm ahlakların bize ait olması.

Akıl alır gibi değil, gerçekten bu kalp bizim olabilir mi? Zira asla kabul etmek istemiyoruz. Bir ses duysam “Sakin ol bu günahtan kararmış bir kalp Allah’ın ve Peygamberin sevmediği, bu gönül senin değil sakin. İbret alasın diye Allah c.c. gösterdi.” dese terlere batmış bir beden ile derin bir nefes alıp içime buz gibi sular serpilip Elhamdülillah diyeceğiz değil mi?

Tüm benliğimiz ile “Allah’ım Allah’ım lütfen lütfen böyle olsun” diyoruz. Ve bekliyoruz, bir umut yine bekliyoruz. Lakin ne bir ses, ne de bir işaret. Bu hakikaten bizim gönlümüz eyvahlar olsun.

Kapkaranlık bir kalp ile baş başayız. Yazıklar olsun bize diye dövünüyoruz. Ve söylenmeye devam ediyoruz. “Şimdi sen hiç çekinmeden, utanmadan, sıkılmadan, gönüller sultanını bu kalbe mi davet ediyorsun?”

Başlarımız öyle eğiliyor ki sanki o gönlün üzerinden o baş hiç kalkmayacak gibi. Ya içimizdeki adeta fişe takılıp hiç susmayan o sese ne demeli? O ses hiç mi susmaz! Hayır susmuyor ve süratle sorgulamaya, yargılamaya devam ediyoruz.

“Peki hiç düşünmedin mi alemlerin sultanını, temiz ve nur içinde ki sevgili efendimi buralara layık görüp buyur etmeye”?

“Ahhh aciz vahhh sana”

“Sen aslında ölmüşsün de ağlayanın yok.” diye dudaklarımızdan sözler dökülüyor. Elden ne gelir, ne yapmalı nerden başlamalı? Bu utanç yaşatır mı acaba? Hoş geldin sevinçleri ile gönlümüze buyur ettiğimiz Efendimizi hoş bulmadığı bir kalpte ağırlamış olabilir miyiz sizce?

Acaba önce biz mi kendi gönlümüze misafir olmalıyız?

 

Nagehan İpek

(Visited 284 times, 1 visits today)
Okunma Sayısı : 879

Yorum yapın

Şimdiki Aklım Olsaydı

Geçmiş Anın Tadını Kaçırmasın

Yaşadıklarımızın bizde bıraktığı izler vardır ve geçmişte yaşadıklarımızın bugünümüzü şekillendirme de etkili olduğu da söylenebilir. Neticede tecrübe edindikçe bakış açımız, olayları yorumlamalarımız ve yaklaşımlarımız değişir. Ama bir de geçmişin bir ...
Devamını Oku

Ne Okusak

Kulak Aşık Olmuş Gözden Evvel – Sema Maraşlı

Demişlerdir gelenler bizden evvel : "Kulak aşık olurmuş bizden evvel …" Hayatın içinden kasın-erkek ilişkilerini akıcı bir üslupla kaleme alan ve okuyuculara pratik çözüm yolları sunan Sema Maraşlı’nın bu eseri de evlilik hayatında mutlu ...
Devamını Oku

Ne İzlesek

MyMecra ve Prof. Dr. Sinan Canan

Prof. Dr. Sinan Canan'ın MyMecra Youtube kanalıyla yaptığı programı siz Zarif Hanımlara tavsiye ediyoruz. İyi seyirler https://youtu.be/kEzawTe5ycc
Devamını Oku