Sencil Misin Bencil Misin?

19 Temmuz 2020Gençlik Başımda Duman, Gülben DevelierYorum Yok »

Selamünaleyküm kıymetli okurlar zihnimi meşgul eden duyguları sizinle paylaşmak isterim. Empati, sempati, kıskançlık veya adalet, bu duyguların hayatımızdaki yeri nedir? Bu duyguların iletişim halinde olduğumuz kişiler üzerinde bir değerlendirmesini yapacak olursak. Hangi duygunun dozajı biraz daha yüksek yada hangi duygunun dozajı daha düşük kalır? Samimiyetimizin ve layık görme duygumuzun
Seviyesi ve oranı burda çok önem arz ediyor.
Bir kişiyi ister sevelim ister sevmeyelim adaletli olmak zorundayız. O kişiyi değerlendirme yaparken lütfen empati yaparak adaletli olmaya çalışalım. Rabbimin diğer insanlara sunduğu ikramlar onların nasibi olabilir. Biz onlara sunulanlara odaklı bakınca nefsimiz bize Rabbimin bize sunduklarını göstermiyor olabilir. Ki kaldı ki o durum veya avantajı veren Rabbim. Takdire razı olmak gerekiyor. Sorgulamak bize düşmez. “Neden o neden ben değil neyim eksik Allah aşkına?” gibi sözler Ne yavan cümleler… Nasıl kıskançlık ve enaniyet kokuyor. Onda değil bende olmalı, o layık değil aslında demek…

Güzel bir hali yakınıma, çevremdeki kişiye yakıştıramayacaksam nerede benim samimiyetim?! Bunu lütfen kendinize sorun. Zira nefesleri kıskançlık ile alıp verirken beden dillerini izlemek çok acı verici. Nasıl kendilerini ele veriyorlar.

Kızarmalar, bozulmalar, seslerin kısılması…
Yapmayalım lütfen gerçekten çok yazık ve acınası bir durum..
Bizdeki bir eksiklik belkide kötü ahlakımızdan kaynaklıdır. Yada olmayana karşı gösterilen sabrın sonsuz ecrine hazırlık olabilir. Karşı tarafın iyi hali, bu maddiyat olur, manevi olarak aile yapısı olur, başka ekstrem durum olur, ona Allah’ın nasibidir. Takdir edenin tecellisidir. Burası çok ince bir çizgi. Hesaplaşma karşı tarafın nefsiyle yapılmıyor. Allah’ın sana taktir ettiği kader ile yapılıyor.

Allah’ım mahfazna buyursun (bu hale düşmekten korusun). Bu kabullenememe hali, Allah ile nefsani bir hesaplaşmaya giriliyor. Bu duyguları sergileyen besleyen anne, hiç mi evladına bulaştırmayacak bakış açısını? Üzüm üzüme baka baka kararır diye boşuna dememiş büyüklerimiz. Biz neye dönüşüyorsak evlatlarımızdan da farklı bir şey beklemeyelim. Önce kendimizi terbiye edelim. Onlar zaten bize benzeyecekler. Ve inanın halimiz ile hem hal olacaklar illaki…

 

Gülben Develier

(Visited 43 times, 1 visits today)
Okunma Sayısı : 85

Yorum yapın

Şimdiki Aklım Olsaydı

Ayakta Mıyım Bilemiyorum: Sonrası

Hayat yolculuğuma boşanmış bir kadın olarak devam ediyorum. Boşanmış sözünü yazarken bile dilime o kadar yabancı ki hala kabullenmediğim aşikar. Her sabah uykudan gözlerimi açtığımda derin bir boşluğa merhaba der gibiyim. ...
Devamını Oku

Ne Okusak

Gözlerini Haramdan Sakın – Merve Özcan

Aşk, polisiye, imkânsızlıklar… İnandığı değerlere sadık kalmaya çalışan yakışıklı bir polis ve onun aksine rahat bir hayat tarzına sahip güzel bir kız; Ömer ve Betül… Biri işine, ailesine ve değerlerine sadakatle bağlı, ...
Devamını Oku

Ne İzlesek

Sosyal İkilem (The Social Dilemma)

Sosyal İkilem, 9 Eylül 2020'de Netflix'te yayınlanan bir yarı belgesel (belgesel drama) filmdir. Film, sosyal medyanın popülerleşmesi ve topluma verdiği zararı keşfederken aynı zamanda da sosyal medyanın akıl sağlığına olan ...
Devamını Oku