Giderken Bana Bir Şeyler Söyle – Mustafa Ulusoy

 

“Ayrılırken söylenen sözler,


beraberken yaşananların bir özetidir.”

Ayrılık; adı soğuk, karanlık. Lîsan sevmez söylemeyi, gönül acısıyla dağlanır. Oysa insan, her anıyla ayrılık üzerine kurulu bir mahlûk. Bir bebeğin yolunun anne karnından dünyaya düşmesi bir ayrılık. İnsanın verdiği her nefes bir ayrılık. İlim için yola düşen talebenin gurbet çekmesi bir ayrılık. Efendimiz’in Mekke’den Medine’ye hicrete bir ayrılık. Gecenin gündüze evrilmesi bir ayrılık. Lâkin her ayrılık bir vuslatı saklar içinde. İnsan ayrılıkla çevrelenmişse de ayrılıktan vuslata atar adımını. Annesinin kucağında bebek… Yeni bir nefes ciğerlerine doluyor insanın… Talebe ilimle kucaklaşmış… Efendim’iz Medine’yi nurlandırmış… Gecenin zulmeti gündüzün aydınlığına açmış kollarını… Ve binlerce vuslat ayrılıkta gizli.
İnsan naîf, kırılgan. Ayrılık da bir o kadar güçlü ve acıtan. Ölüm var ki en hakiki ayrılık, en hakiki vuslat. Geride kalmaz gözü gidenin, Hakk’a yürür. Fakat kalanın yüreği ayrılığın nağmesiyle yüklü… Bir hırka, bir kitap, bir kalem, bir ayna… Gidenden kalana hatıra, gözyaşı ile ıslanan bir parça, kalp ise bin parça…
Giderken bir şey söyle kârî. Her ayrılıkta bir şey şöyle. Nefeslerin için şükreyle. Geceden gündüze vuslatında hamdeyle… Annene, babana, kardeşine, arkadaşına selam edesin her zaman. Onların hakkını yüklenmeyesin sırtına, haklarını teslim edesin. Onları Allah’a emanet edesin kârî. Ölümün olduğu şu fanî dünyada sessiz gitmeyesin kârî. Giderken bir şeyler söyleyesin… Bir vuslat niyetiyle.
Fâtıma Okutucu
|||Karanfil

0 yorum
13.01.18


Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?