Çocuğunuzu severken bencilleştirmeyin

16 Eylül 2020Anne Dediğin, HaberlerYorum Yok »

Olumlu duyguların ana kaynağının sevgi olduğunu ve sevginin bir kaynak olarak çoğaltılması gerektiğini belirten Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Sevgiyi önce arttıracağız, ağacı, kuşu, böceği her şeyi seveceğiz. Çocuğunuzu severken bencilleştirmeyin” dedi.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Sevgi israfı çocuğu bencilleştirir”

Olumlu duyguların ana kaynağının sevgi olduğunu ve sevginin bir kaynak olarak çoğaltılması gerektiğini belirten Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan,  “Sevgiyi önce arttıracağız, ağacı, kuşu, böceği her şeyi seveceğiz. Pozitif bir zenginliğimiz, sermayemiz olacak. Elimizde bol sevgi olduktan sonra bunu doğru şekilde yönettiğimiz zaman etrafımızda iyi insan olma konusunda en önemli adımı atmış oluruz” dedi. Sevginin dengeli bir şekilde verilmesi gerektiğini kaydeden Tarhan, sevgi israfının çocuğu bencilleştirdiğine dikkat çekti.

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sevgi kavramının hayattaki yeri ve önemine işaret etti.

“Olumlu duyguların ana kaynağı sevgidir”

Sevgiyi prizmadan geçtiğinde yedi renge ayrılan beyaz ışığa benzeten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Beyaz ışık, eğer prizmaya denk gelirse yedi renk verir. Aynı şekilde sevgi de tıpkı beyaz ışık gibi bütün duyguları içinde taşıyan bir spektrumdur. Sevgi aslında bir enerjidir. Sevgi duygusunun kaynağı ile ilgili son yıllarda çok araştırmalar yapıldı. Özellikle 90’lı yıllarda bir insan bir işi severek yapmazsa beyin nasıl çalışır tarzında araştırmalar yapıldı. Burada sevgi duygusunun içindeki olumlu ve olumsuz duygulara dikkat çekildi. Olumlu duyguların ana kaynağı sevgidir. Sevgi ile güçlü bir duygu hissettiği zaman beyinde ayna nöronlar harekete geçiyor. Karşı tarafın beyninde aynı şekilde aynalama yapıyor. O kişi farkında olmadan karşıdaki kişinin beyninde de aynı/ayna nöronları harekete geçiriyor. Güçlü sevgi duyan kişilerin beyninde de ona karşı sempati oluşmaya başlıyor. Daha hiç konuşmadan bir şeyler ifade etmeden o kişilerin frekansı tutar. Bu beyinde çalışan nöronların anlaşması durumudur” diye konuştu.

Yapılan çalışmaların elektromanyetik enerji aktarımı ile ilgili karşı tarafın beyninde de hareketlenme yaşandığını ortaya çıkardığını kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Ayna nöronlar çoğunlukla beynin ön bölgesinde, Frontal bölgede var. Orası da karar verme bölgesidir. İnsanı insan yapan bölgedir. İnsanın Frontal bölgesi olmasa medeniyeti olmazdı. O bölge sevgimizin üretildiği bölgedir” dedi.

“Duyguların eğitimi, eğitim sisteminin bir parçası”

Son yıllarda duyguların bilimsel kategori olarak kabul edildiğini hatırlatan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dünyada duyguların yönetilmesine ilişkin ders verildiğini ve bunun eğitim sisteminin parçası haline getirildiğini söyledi. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şunları söyledi: “Duyguları yönetmekle ilgili bir bilim ortaya çıktı. Geçen gün ilginç bir örnek yaşadık. İngiltere’de yaşayan Türk bir aile 8-9 yaşındaki çocuğunu getirdiler. Çocuk okulda uyum sorunları yaşıyormuş. Arkadaşlarıyla tartışma ve kavga gibi. Psikiyatriye götürüyorlar. Doktor, ilaca gerek olmadığını ve davranış eğitimi gerekli olduğunu söylüyor. Okul benzer sorunları olan çocuklar için okulun içerisinde duygu okulu açmış. Burada öfke, stres ve sevgi yönetimi gibi şeyleri öğretiyorlarmış. Duygu okulunu eğitim sistemi içerisinde bir parça haline getirmişler. Bu da şunu gösteriyor;  duygular bilimsel olarak test edildikten sonra hızla hayata geçti. Davranış sorunları olan çocuklara ilaç vermek yerine duygularını düzeltmeye çalışıyorlar. Neyi sevip sevmediğimize göre neyi yapıp neyi yapmayacağımıza karar veriyoruz. Burada çocuğa neyi sevip neyi sevmediğini öğretmemiz gerekiyor. Nasıl davranması gerektiğini öğretmeden önce bunu öğretmeliyiz.”

“Sevgi bir kaynaktır ve çoğaltılması gerekir”

Sevginin bir kaynak olduğunu ve çoğaltılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Parasal kaynakları yönetmek için öncelikle ne yapmak lazım? Parasal kaynağı çoğaltmak gerekiyor. Çoğaltacaksın ve çoğaldıktan sonra doğru amaca yönelik akıllıca kullanmayı bileceksin. Sevgi de aynı kaynak yönetimi gibi. Önce arttıracağız, ağacı, kuşu, böceği her şeyi seveceğiz. Pozitif bir zenginliğimiz, sermayemiz olacak. Elimizde bol sevgi olduktan sonra bunu doğru şekilde yönettiğimiz zaman etrafımızda iyi insan olma konusunda en önemli adımı atmış oluruz” dedi.

“Sevgi israfı çocuğa zarar veriyor”

Sevgi fakiri olmanın ve sevgi duygusunu bastıran biri olmanın parasal fakirliğe benzediğini kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “İnsanı ruhsal olarak donuklaştırır. Ruhsal zenginliğin en önemli sebebi, sevgi zengini olup doğru şekilde kullanabilmektir. Kimi insanlarda ise sevgi israfı olabilir. Mesela bazı anneler bir çocuğa iki üç kişilik sevgi veriyor. Çocuğun her dediğini yapıyor. Çocuk üzülmesin diye her şeye ‘evet’ diyor. Çocuk bir müddet sonra evin küçük hükümdarı oluyor ve anne babayı silkelemeye başlıyor. Bu, sevginin kötüye kullanımıdır” diye konuştu.

 

Prof. Dr. Nevzat Tarhan

E-psikiyatri

(Visited 3 times, 1 visits today)
Okunma Sayısı : 23

Yorum yapın

Şimdiki Aklım Olsaydı

Ayakta Mıyım Bilemiyorum: Sonrası

Hayat yolculuğuma boşanmış bir kadın olarak devam ediyorum. Boşanmış sözünü yazarken bile dilime o kadar yabancı ki hala kabullenmediğim aşikar. Her sabah uykudan gözlerimi açtığımda derin bir boşluğa merhaba der gibiyim. ...
Devamını Oku

Ne Okusak

Gözlerini Haramdan Sakın – Merve Özcan

Aşk, polisiye, imkânsızlıklar… İnandığı değerlere sadık kalmaya çalışan yakışıklı bir polis ve onun aksine rahat bir hayat tarzına sahip güzel bir kız; Ömer ve Betül… Biri işine, ailesine ve değerlerine sadakatle bağlı, ...
Devamını Oku

Ne İzlesek

Sosyal İkilem (The Social Dilemma)

Sosyal İkilem, 9 Eylül 2020'de Netflix'te yayınlanan bir yarı belgesel (belgesel drama) filmdir. Film, sosyal medyanın popülerleşmesi ve topluma verdiği zararı keşfederken aynı zamanda da sosyal medyanın akıl sağlığına olan ...
Devamını Oku