Nasıl Bilirdiniz?

13 Mayıs 2020Nagehan İpek, Tecrübeyle SabitYorum Yok »

Ramazanı Şerifin son on gününe girmek üzereyiz. Hepimizin bildiği gibi fazileti çok yüksek günler.
Niyetlerimizi, amellerimizi ve en önemlisi ahlakımızı yeniden gözden geçirip, gerekirse güncelleme yaparak bir düzenleme isabetli olacaktır.

Görmekte zorlandığımız eksik ve sıkıntılı yönlerimizi ev ahalisine başvurmak suretiyle gayet açık öğrenebiliriz.

Ahlakın hayat bulduğu alan iletişim ve tutumlarımız.

Nefsimize bir format atmak istiyorsak yarım yamalak olması bir anlam vermeyecektir.

Yaşadığımız bu süreç tabi ki kolay değil.

Bilhassa evlerde, aile bireyleri arasında hiç bu kadar uzun süre yakın mesafe içinde bulunmamıştık.
Bu süreçte aile bireylerinin hoşumuza giden birçok özelliğinden, radikal bir şekilde fikrimizi değiştirerek nefret eder olduk. Garip bir ruh hali yaşadığımız aşikar.

Birbirimize tahammül seviyemiz gergin bir ok gibi yaydan fırladı fırlayacak gibi adeta.

Bu kadar yakınlık bünyeye fazla geldi tabi alışkın olmayınca, haliyle kayış atabiliyor.

Haliyle bu durumun yüksek artçıları da depremi getiriyor. Aileler yıkılıyor bir bir.

Son zamanlarda boşanma dilekçelerinde bir patlama olduğu, karakolda şikayetçi kadınların sayısında da bir artış olduğunu duyunca bu durum bizi gerçekten çok üzüyor.

Aslında bu süreçte kendi ahlaki seviyemizi ölçmek ve geliştirip dayanma gücünü test etmek ciddi bir fırsat diye düşünüyorum.

Zorlanmadan zoru görmeden nasıl bileceğiz sabır seviyemizi?

Tabiri caizse büyüklerin deyimiyle “Bas mü’minin kuyruğuna ki yezit olduğunu bilesin.”
İçimizdeki hayvani nefsin varlığını sıkıntılı süreçte gözlemlemek lazım. Kontrol mekanizması ne kadar etkili, ne kadarı eyleme dönüşüyor ve ne kadarı insan biçiyor.

Kızgınlık ibremiz öyle bir kaynama haline yükseliyor ki zaman zaman “Ağzımızdan çıkanı duymayı bırak, sağır kulaklar mı edindik acaba?” diye düşünmeden edemiyorum.

Bunca koyveriş, frensiz giden araç misali ezip geçiyor önüne çıkanı.

Sonuç: “Nasıl bilirdiniz zatı muhteremi?” diye sorulduğunda ortaya çıkıveriyor acı gerçekler.

Ev halkına bu soruyu sorduğumuzda duyacağımız cevaplar ister hoşumuza gitsin, ister gitmesin dinlemekte ve düşünmekte fayda sağlayacaktır.

Şuna da dikkat edelim, “Bu sorunun cevabına hazır mısın gerçekten?” diye söze başlanıyor ise yüzümüz düşüp burnumuzdan soluk alışımız değişiyorsa, durum aciliyet içeriyor demektir.

Neyse ki tüm bu olumsuzlukları tersine çevirme imkanı olan günler içinde bulunuyoruz, Elhamdülillah.

Şu son on günde ahlaki yanlışlıklarımızı tespit edip mahcubiyet içinde olmak bile çok mutlu edici olacaktır.
Çünkü değişimin birinci kuralı hatayı fark etmek ve rahatsızlık duymaktır.
Bu bizi güzel ahlak sahiplerinin safına ulaştırabilir. İşte artık bir yola girmiş, nereye ulaşmak istediğinden emin, mücadeleye başlamış olacağız.

Bu durumun ibadetlerimizde ve ilişkilerimizde yansımasının çok olumlu bir düzeyde olacağı muhakkaktır.

Çünkü güzel ahlak olmadan geriye kalan ne olur ki?

 

Nagehan İpek

(Visited 30 times, 1 visits today)
Okunma Sayısı : 213

Yorum yapın

Şimdiki Aklım Olsaydı

Saflık Mı Aptallık Mı?

‘Safla arkadaşlık etme, seni toplum içinde bozar. Cimriyle arkadaşlık etme, gün gelir seni bir pula değişir.’ Büyüklerimiz bu güzel ve anlamlı atasözüyle bizlere arkadaş seçerken rehber olabilecek nitelikte öğütler vermişlerdir ...
Devamını Oku

Ne Okusak

Hz. Peygamber Devrinde Kadınların Süslenmesi – Fatımatüz Zehra Kamacı

Süslenme, gerek kadınların gerekse erkeklerin toplum içindeki duruşlarını belirleyen önemli bir unsurdur. Dikkatli bir şekilde incelendiğinde, Câhiliye ile Hz. Peygamber devri arasında adeta her alanda yaşanan değişim ve dönüşümün izlerini ...
Devamını Oku

Ne İzlesek

Annem

Annem, bir anne kızın hikayesini konu ediyor. Nazlı, annesinden utanan ve bir an önce ondan kurtulmak isteyen genç bir kızdır. Nazılı'nın annesi ise, kızı için her şeyi yapmaya göze alan, ...
Devamını Oku