Ya Tahammül Ya Sefer – Mustafa Kutlu

Bir hikaye. Olanları gözünün önünde göreceğin, nidaları işiteceğin, kuş seslerini, akan suyu duyacağın bir hikaye. Büyüdüğün köyü, babannenin dizine dibine sokulduğun zamanı hatırlatacak bir hikaye. Bir de bugünü göreceğin bir hikaye. Dünle bugün nasıl değişmiş, insana ne olmuş, derinden anlayabileceğin bir hikaye.
Bir adam var bu hikayede, sırtında aşkla taşıdığı bir dava. Etrafı kalabalık, herkes bir ucundan tutuyor bu davanın. Candan öte arkadaşlar. Ve başka bir adam, davanın sancaktarlarından, unutkanlık yakasında, uzaklaşır geçmişinden, davasından ama davadaşları  bir araya getiren duvarlar hep ayakta kalır. Hatta o duvarlar bu adamın can parçasını kendine çağırır. İşte bu “dünya”. İnsana  külfet midir bir dava? Yoksa insan kuvvetsiz midir? Bilinmez. Peki geçmiş kilitlenir mi dolaba? Fotoğraflar albümlerde kalır mı saklı? Hayır. Bir gün gelir bulur seni, kendini buldurur.
Ölüm var, hep var. Kalan mezar taşı, yüreklerde bir iz, bir de mezar taşına bakan, geçmişi hatırlayan gözü yaşlı..
Hikaye bitmiyor, kâri, yeni başlıyor. Kıs dünyanın sesini, çevir sayfayı.
Bismillah
Fâtıma OKUTUCU

0 yorum
30.12.17


Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?